Avrupa'da Var, Bizde Niye Yok!

AVRUPA'DA VAR, BİZDE NİYE YOK!

Bu Makaleyi Dinleyin
Parça: 1 / 2

İran- ABD (İsrail) savaşı (aslında ABD zorbalığı) uzayınca başta Avrupada olmak üzere bütün dünyada jet yakıtı krizi baş gösterdi. Örneğin dün Almanyanın bayrak taşıyıcı hava yolu olan Lufthansa 19 bin uçuşu şimdilik iptal ettiğini savaşın uzaması halinde bu iptallerin artabileceğini ilan etti. Avrupada bir çok ülkede benzer kısıtlamalar gündemde. Hatta savaş bugün bitse bile Avrupada jet yakıtı problemlerinin bitmesinin en az 5 ay daha süreceği yetkili otoritelerce ifade ediliyor. Jet yakıtı bu kadar büyük problem ise bizim ülkemizde bu niye konuşulmuyor, yoksa yetkililer vatandaştan gerçekleri mi saklıyor? 

 

Yetkililer bizden hiçbir şey saklamıyor, çünkü bizim gerçekten jet yakıtı sıkıntımız hiç yok, hiç olmadı ve olması için de sebep yok. Üstelik uzun yıllardır Türkiye net jet yakıtı ihracatçısıdır. Gelin size bu yazımızda bunun nedenlerini anlatalım.

 

Jet yakıtı üretimini her rafineri yapamıyor. Her üretim tesisi daha kurulurken belirli üretim türlerine göre dizayn edilir. Örneğin her çelik fabrikası, her tür çelik ürününü üretemez, ya yassı çelik, ya yuvarlak çelik ya da profil çelik üretmek için dizayn edilir. Bir çelik fabrikası bunların hepsini üretemez mi? Tabi ki üretebilir ama o zaman kurulum maliyetleri korkunç artar, ayrıca bazı çelik türleri için ayrı bir çelik eritme kazanı dahi kurulması gerekebilir ki bu tamamen ikinci bir fabrika kurma maliyetine denk gelir. Bu yüzden çelik fabrikası kurulurken pazarda en çok hangi çelik ürünü satılacaksa ona göre bir fabrika üretim hattı kurulur yani dizayn edilir.

 

İşte bu üretim hattı dizaynı işi en çok petrol rafinerileri için geçerlidir. Bu yüzden her petrol rafinerisi, her türlü petrol ürününü üretemez. Avrupada bulunan petrol rafinerilerinin çoğunda jet yakıtı üretimi yapılamıyor, böyle kurmuşlar. Tüm Avrupa ülkeleri jet yakıtlarının çoğunu Katar ve diğer körfez ülkelerinden alıyorlardı. Körfezde süren savaş 40 günü aşıp, Katar ve diğer körfez ülkelerinin petrol tesisleri vurulup, imha edilince Avrupanın jet yakıtı stokları tükenmeye başladı. Bu işin daha çok uzayacağı belli olunca havayolları ihtiyaçlarını ülke stoklarından karşılamanın da sınırına geldiler çünkü jet yakıtları aynı zamanda savaş uçaklarının da kullandığı bir ürün ve ülkeler savunma ihtiyaçları için minimum bir seviyenin altına inemezler. Hele Avrupanın göbeğinde Rusya- Ukrayna savaşı devam ederken.

 

Avrupanın jet yakıtı sorununun neden kaynaklandığını anlamış olduk. Peki Türkiyenin niye jet yakıtı problemi yok? Yukarıda anlattığım nedenden dolayı Türkiyenin jet yakıtı sıkıntısı yok, çünkü bizim dört petrol rafinerimiz kurulurken istediği zaman jet yakıtı üretebilecek şekilde kurulmuş. Yani dört tane rafinerimiz de talep olduğu zaman istedikleri kadar jet yakıtı üretmeye başlıyorlar. Bu yüzden yıllardır biz net bir jet yakıtı satıcısıyız.

 

Arada haberler çıkar, Türk havaalanlarına inen filan ülke uçaklarına yakıt satıldı diye. Özellikle bu jet yakıtı satışı haberleri İsrailin Gazze katliamı sırasında çok dile getirildi. Bizim sattığımız jet yakıtları genellikle havaalanlarımıza gelen uçakların depolarını doldurmamız şeklinde olur. Gerçi bir miktar büyük tankerler ile ihraç ettiğimiz jet yakıtı da var ama büyük kısmı havaalanlarında uçaklara satılıyor. Yeni yapılan İGA (İstanbul Havaalanı) Avrupada en fazla jet yakıtı depolayan havaalanı. Üstelik jet yakıtı üreticisi bir ülke olduğumuz için İGA diğer ülke havaalanlarından çok daha ucuza yakıt satabilmektedir. Bu yüzden Asya - Avrupa arasında uçan bir çok havayolu şirketi yolunu özellikle İstanbul İGA’ya düşürüp buradan jet yakıtı almakta ve böylece çok büyük maliyet avantajı sağlamaktadır.

 

Türkiye elinde bulunan jet yakıtı üretimi imkanını bir avantaja çevirmiştir. Bu yüzden İGA çok kısa bir sürede transit uçuşlarda bir merkez olmuştur. Hele hele Almanyanın Frankfurt havaalanı yerine İGA’nın tercih edilmesinin en büyük nedenleri arasında bu yakıt avantajı yatmaktadır. Çünkü Türkiye uluslararası fiyatlardan jet yakıtını dışarıya ihraç ederken, İGA açtığı ihale ile Tüpraştan çok daha ucuza jet yakıtı alabilmektedir.

İGA’nın bir başka avantajı ise sattığı bütün jet yakıtlarını havaalanında depolamamasıdır. Tabi ki büyük yakıt depoları vardır ama esas olarak kendisine 12 km uzakta olan denizde yer alan liman ile arasında bulunan boru hattı vasıtasıyla lazım olduğunda limana yanaşan tankerlerden anında jet yakıtı takviyesi alabilmektedir. Örneğin 2 gün önce Tüpraş İzmit rafinerisine bildirilen jet yakıtı, bir günde üretilip, tankerler vasıtasıyla ikinci gün İGA deposunda olabilmektedir.

 

Yazı boyunca jet yakıtı dedik durduk, merak etmişsinizdir ne menem bir şeydir bu jet yakıtı diye. Jet yakıtı dizel ile benzin arasında bir yakıttır. Daha çok gaz yağına benzer. Neden dizelden farklıdır? Çünkü dizel eksi 10 derecede donar yani jelleşmeye başlar, daha fazla soğuk havada ise resmen donar. Uçaklar ise yükseklerde genellikle eksi 50 derecelerde uçarlar. Bu soğuklarda dizel kullanılamaz. Benzin kullanmak ise pratik değildir. Çünkü benzin dizele göre aynı litrede neredeyse yarı yarıya daha az mesafe götürür. Uçaklarda en büyük sorun toplam uçuş ağırlığıdır ve bu ağırlığın büyük kısmı yakıttır. İşte bu yüzden hem soğuğa dayanıklı hem de daha yoğun yakıt olan ara bir ürün yani jet yakıtı üretilmiştir. Bu yüzden her rafineri ara ürün formu olan jet yakıtını üretebilecek teknolojiye sahip değildir.

 

Türkiye hem ithal ettiği petrolü dengeli bir şekilde dünya üzerine yaydığı için hem de elinde olan jet yakıtı teknolojisini akılcı kullanarak çok büyük bir imkan yakalamıştır. Türk Havayolları bu tarihlerde imkan bulup diğer şirketlerin çıktığı ara noktalara sefer koyabilirse savaş nedeniyle yakalanan bu avantaj katmerlenecektir.

Toplam Okunma Sayısı : 3284