CHP Kurultay Kararı Neden Önemli?

CHP KURULTAY KARARI NEDEN ÖNEMLİ?

Bu Makaleyi Dinleyin
Parça: 1 / 1

4 Kasım 2023 tarihinde gerçekleşen CHP kurultayı ile ilgili dava 21 Eylül tarihine ertelendi. Bu davanın sadece CHP içi tartışma olmaktan çıkıp, ülke gündemine yerleşmesinin son derece anlaşılır bir nedeni var. 

 

Siyaset her ne kadar partiler eliyle yürütülse de, sonuçta asıl özne toplumdur. Ülkenin karar alma süreçlerine katılım noktasında, siyasi partiler kolaylaştırıcı, köprü rolü oynayabilirler. Ancak siyaset yapmanın doğrudan ya da dolaylı başka birçok yolu olduğunu hepimiz biliyoruz.

 

Türkiye siyaseti de, tıpkı dünyadaki genel seyirde olduğu gibi, sermayenin tehdit ve baskısı altında. Paranın adeta bir vesayet aracına dönüştüğü bu tabloda, demokrasi ölüm kalım savaşı veriyor. Dünya'nın en eski demokrasilerinde bile seçim manipülasyonu tartışmaları yapılıyor. Finans yoluyla, sosyal medya aracılığı ile siyaset yönlendiriliyor, seçmen iradesi şekillendiriliyor.

 

İşte bu tabloda Türkiye siyasetinin son yıllarda akçeli işler üzerinden yaşadığı güven kaybı, herkesi, hepimizi doğrudan ilgilendiriyor. İYİ Parti'de bazı milletvekillerinin para karşılığı aday yapıldığı iddiası, uzun süre tartışma konusu oldu. Merkezi iktidarın farklı konumlarında haksız kazanç iddiaları yargılama ve görevden alma mevzusu oldu. CHP Kurultayı sonrasında, delege iradesini etkilemeye dönük iş vaatleri, nakit döviz ödemeleri ve telefon gibi değerli hediyelerin dağıtılmış olması, tartışmayı yargıya taşıdı.

 

Bu Kurultay'da iptal veya butlan gibi bir karar çıkması durumunda, piyasaların sert tepki vereceği, dünyanın buna itiraz edeceği söylemi, yargı üzerinde bir baskıya dönüşmekte. Oysa yargı, önündeki dosyanın somut delilleri üzerinden objektif karar vermekle yükümlüdür. Siyasetin sorumluluğunu yargının omuzlarına bırakmak, doğru bir beklenti değildir. Yargının siyaseti şekillendirmesi nasıl kabul edilemezse, siyasetin yargıyı yönlendirmesi de sağlıklı bir durum değildir.

 

Çok sayıda başvurucunun hem il kongrelerine, hem genel kurultaya dair savcılığa verdikleri beyanlar, kamuoyu önündeki açıklamaları, seçmen iradesine yönelik bir fesat olduğunu açıkça göstermektedir. Özellikle İstanbul Kongresi'nin kurultaydaki delege temsil gücü, sonucu etkileyecek düzeydedir. İstanbul Kongresi ile ilgili iddialara dönemin CHP Genel Merkezi yöneticileri zamanında müdahale etseydi, belki bu tabloyla karşı karşıya kalınmaya bilinirdi.

 

Ancak ne olursa olsun, Türkiye'nin eski tabirle Ana Muhalefet Partisi, yeni tabirle ikinci grubunun en üst karar organı olan Kongresi ile ilgili, bu spekülasyonlar, yargı marifetiyle açıklığa kavuşmazsa, yıllar yılı tartışma konusu olacak, adeta siyasi hayatımızın kara bir lekesi olarak kalacaktır. Davanın daha fazla ertelenmeden, kamu vicdanını rahatlatacak biçimde sonuçlanması, hem Türkiye demokrasisi, hem CHP açısından hayati öneme sahiptir.

 

Yozlaşma ve çürümeye neden olan kirliliği halının altına süpürmek, bir süre sonra ülke güvenliği sorununa dönüşecektir. Yolsuzlukla yüzleşmek, sorumluları tespit etmek, genel olarak tüm siyasetçilerin töhmet altında bırakılmasının da önüne geçer. Toplumun güvenip sığınabileceği yer siyasettir. Siyasete olan güveni zedeleyen her gelişmeye karşı dikkatli olmak gerekir.

Toplam Okunma Sayısı : 1026