DEVLET AKLININ UZUN OYUNU
Bu Makaleyi Dinleyin
Apo Ziyareti Tartışmasının Arka Planını Doğru Okumak
Türkiye son yıllarda teröre karşı sahada tarihinin en güçlü konumuna ulaşmışken, atılan her adımı “teslimiyet” olarak görmek gerçekçi değildir. Devlet duyguyla değil, stratejiyle hareket eder; meseleye geniş pencereden bakmak gerekir.
Duygular Başka, Devlet Aklı Başka İşler
Son günlerde yeniden gündeme oturan “Apo ziyareti” tartışması toplumda haklı hassasiyetler oluşturdu. Şehit acısıyla yoğrulmuş bir milletin tepkisi gayet doğaldır. Ancak devletin attığı adımları okumak, sadece duygu ile değil; tarihsel hafıza, istihbarat dengeleri ve jeopolitik strateji üzerinden yapılmalıdır.
Devletin Stratejisi: Teslimiyet Değil, Güç Konumundan Manevra
2015 sonrası uygulanan kararlı terörle mücadele politikaları, PKK’nın hem içeride hem dışarıda gücünü önemli ölçüde kırdı.
Bugün örgüt: Hareket kabiliyeti daralmış, lider kadroları etkisizleşmiş, finans ve lojistik damarları kesilmiş, Irak ve Suriye hattında denetlenir hâle gelmiştir.
Bu tablo, Türkiye’nin tasfiye sürecini tamamlamaya yaklaşan bir devlet duruşuna sahip olduğunu gösteriyor. Böyle dönemlerde devlet, normal şartlarda atılmayacak bazı hamleleri masaya koyabilir. Bu, bir zafiyet değil; sahadaki hâkimiyetin getirdiği operasyonel özgüvendir.
Merhum Mahir Kaynak’ın ifadeleri burada daha da anlam kazanıyor: “Büyük devletler muhaliflerini kendileri icat eder; kontrolsüz muhalefet en büyük tehdittir.” Bu söz, devletlerin krizleri yönetme biçimindeki matematiği anlatır.
Tarih Tekrar Ediyor: 1925’ten 2025’e Devletin Tasnif Stratejisi
Şeyh Sait isyanı bastırıldıktan yalnızca birkaç yıl sonra çıkarılan genel af, devletin “teslimiyet” değil; kontrol ve tasnif politikasının sonucuydu. Devlet, düşmanı ezdiği yerde soğukkanlı davranabilir. Güçsüzleştiği yerde değil; güçlendiğinde yumuşar. Bugün yürütülen süreç de benzer şekilde okunmalıdır.
Geniş Resim: 21. Yüzyıl İçin Bölgesel Güç Tasarımı
Türkiye’nin bölgesel hamleleri artık savunma değil saldırı karakteri taşımaktadır. Kuzey Suriye ve Irak’ta kurulan güvenlik hatları; Misak-ı Millî çerçevesinin modern versiyonu niteliğindedir.
Bu büyük planın hedefleri arasında: Terörün tamamen tasfiyesi, Türk–Kürt kardeşliğinin yeniden tahkimi, Ortadoğu’da Türkiye merkezli yeni denge, Güney sınırlarının 100 yıl sonra ilk kez güvenli hâle gelmesi, Türk dünyasıyla stratejik bağların güçlenmesi gibi uzun vadeli hedefler bulunuyor. Bugün tartışılan her başlık, aslında bu geniş jeopolitik tasarımın küçük parçalarıdır.
Sonuç: Devlet Satranç Oynar, Duygular Tavla
Milletin duygusu başımızın tacıdır; fakat devletin yürüyüşü uzun oyunun matematiğine dayanır. Sokak tepkisel bakar, devlet zamana yayılmış planlarla ilerler.
Eğer Türkiye bu süreci akıl, feraset ve kararlılıkla yürütmeye devam ederse: Türk–Kürt kardeşliği güçlenir, terör tamamen biter ve 21. yüzyıl gerçekten Türk Asrı olur. Devlet aklının uzun oyununu görmek, bugün her zamankinden daha kıymetlidir.
Toplam Okunma Sayısı : 194