KELEBEK GİBİ UÇMAK, ARI GİBİ SOKMAK

KELEBEK GİBİ UÇMAK, ARI GİBİ SOKMAK

Bu Makaleyi Dinleyin
Parça: 1 / 2

Boks dünyasının efsanevi ismi Muhammed Ali Klay’ın bu ikonik sözü; rakibi kendisinden güçlü olsa bile alt etmeyi mümkün kılan, zekice bir stratejiyle yürütülen etkili bir mücadele yöntemini ifade eder.

 

Bu yöntem; güç gösterisi yapmadan, rahat bir görünümle hareket edip, rakibin darbelerinden kaçınma, mücadeleyi zamana yayarak rakibi yorma, inisiyatifi elinde tutma ve uygun anda hedefini kesin ve sert bir şekilde etkisiz hale getirme becerisidir.

 

Amerika İsrail ikilisinin açtığı savaş karşısında İran tam da böyle yaptı.

 

Hedef olmaktan kaçındı, savaşı zamana yaydı, düşmanı yordu, yıprattı, eksiltti. Stratejik hamlelerle inisiyatifi ele aldı, düşmanı etkisizleştirdi.

 

İran doğrudan hedef almadan, doğrudan hedef olmamayı başardı. Amerika’yı hedefsizleştirdi, yalnız bıraktı, güvensizlik oluşturdu.

 

AMERİKA YENMEDİ, İRAN YENİLMEDİ

 

Savaşta ağır kayıplar vermek yenilmek olmadığı gibi, hedeflere ulaşamadan da zafer kazanılmaz. Savaş dağı taşı bombalamakla değil, düşmanın icra ettiği fonksiyonu ve direnme iradesini yok etmekle kazanılır.

 

Bugün Tahran ayakta, rejim ayakta, İran yönetimi sağlam bir iradeyle fonksiyonelliğini koruyor.

 

Amerika İsrail ikilisi hedeflerine ulaşamadı. Amerika küçümsediği düşmanını yenemedi.

 

Amerika İsrail ikilisinin başlattığı bu savaşta, İran’ın olası hamlelerinin hesap edilemediği ortada.

 

İran düşmanın yumuşak karnını çok iyi gördü. Başlangıçta yadırgansa da İran’ın körfez ülkelerindeki Amerikan üslerine yaptığı saldırılara engel olamaması müttefiklerinin Amerika’ya olan güvenini kırdı. İran bu sayede müttefiklerini Amerika’dan uzaklaştırdı ve Amerika’yı yalnızlaştırdı.

 

Dünyanın enerji koridoru olan Hürmüz Boğazını kapatarak, enerjinin ve küresel ekonominin ümüğünü sıktı. Bununla Amerika üzerindeki baskıların artmasını sağladı.

 

Bütün bunlar olurken Amerika yoğun şekilde lojistik sorunları yaşadı, merkez ülkeden binlerce kilometre uzakta ikmal yapmanın güçlüğüyle boğuşmak zorunda kaldı.

 

Öte yandan vatan savunması bilinci İran halkını kenetleyip birleştirirken, Amerika içinde ise başkası adına girilmiş bu savaşa olan destek giderek azaldı. Hem Amerika’da, hem de İsrail’de savaşa karşı tepki ve protestolar yükseliyor. İsrail’in ihtirasları uğruna girilen gerekçesiz savaşta bu ikili için işler iyi gitmiyor.

 

Savaşların şekli değişti, silahların sayısı, tahrip gücü arttı. Ancak bütün bunlara sahip olmak bir savaşı kazanmaya yetmeyebilir.

 

Bu savaşın kaderini zarar verme gücü değil, acıya dayanma kapasitesi belirleyecek. Ülkelerin acıya ve kayba katlanma kapasiteleri bir değil. İran’ın acı eşiği sanılanın çok ötesinde.

 

SAVAŞIN KÜRESEL ETKİLERİ

 

Bu savaşın gerekçeleri, doğru ve hukuki olup olmadığı konusunda pek çok yorum yapılabilir Ancak bugün asıl önemli olan, bu savaşın sonuçları ve küresel çapta bıraktığı etkilerdir.

 

Savaş şu veya bu şekilde bitecek, kırılgan da olsa bir barış ortamı sağlanacak. O gün geride, etkisi yıllarca sürecek gerçekler kalacak.

 

Orta Doğu gibi enerjinin merkezi olan bir coğrafyadaki savaşın etkileri, bölgesel olmaktan çok uzaktır. Bu savaşın etkileri, dünya devletlerini konumlarını sorgulamaya ve yeniden pozisyon almaya itiyor

 

İsrail’in zorlamasıyla Amerika bu savaşa girmekle askeri tabirle tek ayak üzerinde yakalandı

 

Amerika’nın savaştaki asker, mühimmat ve ekonomik kaybının açıklananın çok üstünde olduğu biliniyor. Keza İsrail’in de öyle.

 

Savaş sürecinde Amerika’nın Orta Doğudaki müttefiklerini koruyamadığı açığa çıktı. Körfez ülkeleri güvenlik anlaşmalarından cayma yoluna gidiyor. Dahası petrolü yerel parayla satacaklar. Doların tahtı ciddi şekilde sarsılıyor.

 

Barış güvercini Trump, iddiasının aksine, dünyada hiçbir savaşı bitiremediği gibi, Venezuella gaspı, İran savaşı, Küba tehdidi, Panama Kanalı, Grönland ve Kanada’yı ilhak talepleriyle küresel barışı dinamitlemeye devam ediyor.

 

Dünyada enerji piyasaları ve küresel ekonomi alt üst olmuş durumda. Daha büyük krizler de bekleniyor.

 

Süper güç olmanın kıstaslarından biri dünyada sorun çıkarma ve sorun çözme güç ve iradesini tekelinde tutmaktır. Trump’lı Amerika pek çok sorun çıkarırken, hiçbir küresel sorunu çözemedi.

 

Olanca gücüyle yavru müttefikiyle yüklenmesine rağmen İran’a diz çöktüremedi.

 

Bütün diplomatik teamülleri yıkan Trump’ın tehditleri de İran’a geri adım attırmaya yetmedi. Aksine birleştirdi, toparladı, güçlendirdi.

 

Trump’ın şahsında Amerika’nın inanılırlığı yerle bir oldu, karizması çizildi.

 

Amerika, özellikle Çin’le girdiği küresel hegemonik güç rekabetinde bir adım daha geri düştü. Çin ise düşmanı yanlış yaparken sözünü kesmedi. Sessiz ve derinden yükselişini sürdürüyor.

 

Rusya, Alaska görüşmesinde Trump’la vardığı mutabakatla rahat nefes aldı, toparlandı.

 

NASIL BİR GELECEK

 

Enerji krizi, ekonomik alabora, yüksek enflasyon, hızlı silahlanma yarışının hüküm süreceği kurumsuz ve kuralsız bir dünyaya adım atıyoruz.

 

Bölgesine hapsolmuş, küresel iddialarından vazgeçmiş bir Amerika’nın yanı sıra, bölgesel güçler ve ittifaklarla örülü çok kutuplu bir dünya bizi bekliyor.

 

Amerika dünyaya yanlış yaptı ve dünya Amerika’ya bunun faturasını ödetmeye hazırlanıyor.

 

Avrupa NATO’dan uzaklaşıp, kendi savunma sistemini kuruyor. Amerika Avrupa’yı kaybediyor.

 

Körfez ülkeleri güvenlik anlaşmalarını, silah alımlarını iptal ediyor, Amerika’nın bölgeyi terk etmesi görüşü ağırlık kazanıyor.

 

Amerika’nın ekonomik sömürge silahı Dolar sarsılıyor. Amerika çöküşün başlangıcını yaşıyor.

 

İsrail Amerika’yı koçbaşı yaptığı savaşta İran’ı yenemedi, hedeflerine ulaşamadı, yine olmadı.

 

Delik kubbeye dönen savunma sistemiyle İsrail’i bölgede, yalnız ve korku dolu bir gelecek bekliyor.

Toplam Okunma Sayısı : 24