Suriye’de ortak müfredata geçişle birlikte Türkçe eğitimin geleceği yeniden belirsizleşti. Sorun yalnız mevcut Türkçe derslerinin devam edip etmeyeceği değil; Türkmenlerin dil haklarının, Türkiye’de eğitim görüp ülkesine dönen öğrencilerin kazanımlarının ve Türkçenin yeni Suriye eğitim sistemindeki kalıcı statüsünün nasıl güvence altına alınacağıdır. Bu çalışma, seçmeli ders tartışmasının ötesine geçerek Türkçenin anayasal güvenceye sahip zorunlu ikinci dil olarak yapılandırılmasını öneriyor.
Gazze ve Batı Şeria konusunda uluslararası tepki giderek büyüyor; ancak diplomatik protestolar ve sert açıklamalar tek başına işgali sona erdirmiyor. Türkiye’nin önündeki asıl mesele, sahip olduğu diplomatik, ekonomik, hukuki ve askerî araçları Filistin’in gerçek egemenliğini güçlendirecek sonuç odaklı bir devlet politikasına dönüştürebilmek. Bu çalışma, tepki diplomasisinin ötesine geçerek Türkiye’nin uygulayabileceği somut politika seçeneklerini tartışıyor.
Gençler gerçekten evlenmek istemiyor mu, yoksa aynı evlilikten farklı şeyler mi bekliyoruz? ALARM’ın 247 katılımcıyla gerçekleştirdiği Evlilik ve Aile Yapısı Tutum Araştırması; sevgi, gelir, çocuk, ev işi, aile sorumlulukları, boşanma ve nafaka gibi başlıklarda kadınlarla erkeklerin önemli ölçüde ayrıştığını, buna karşılık bazı temel konularda güçlü ortak zeminlerin de bulunduğunu gösteriyor.
Türkiye’de tarikatlar ve dinî cemaatler hukuken görünmez, toplumsal olarak ise son derece etkili yapılar hâline gelmiş durumda. Sorun onları bütünüyle yasaklamak veya başıboş bırakmak değil; dinî ehliyeti, mali şeffaflığı, çocukların korunmasını ve hukuki hesap verebilirliği birlikte sağlayacak bir denetim düzeni kurabilmek. Osmanlı’nın Meclis-i Meşâyih tecrübesi, bugün için yeniden düşünmeye değer bir model sunuyor.
Bir siyasetçinin çocuğunun siyasete girmesi başlı başına sorun değildir. Asıl sorun, milyonlarca vatandaşın emek ve liyakatle ulaşamadığı makamlara tanınmış bir soyadı, hazır ilişki ağı ve miras alınmış seçmen bağlılığı sayesinde ulaşılabilmesidir. Cumhuriyet, kamu makamlarının aile içinde devredilen bir miras değil, millet adına geçici olarak kullanılan bir emanet olduğu fikrine dayanır.
Bir insanın Türk soyundan gelmesi ile kendisini Türk milletinin tarihine, kültürüne ve geleceğine ait hissetmesi aynı şey midir? Soy bize nereden geldiğimizi söyler; millî kimlik ise kiminle aynı kaderi paylaşmayı seçtiğimizi. Türk doğmak bir başlangıçtır; Türk olmak ise kültür, hafıza, aidiyet ve sorumlulukla hayat boyunca inşa edilen bir mensubiyettir.
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un “Devletin ülkesi olmaz, devletin milleti olmaz” sözü, aradan yaklaşık iki yıl geçtikten sonra yeni anayasa ve Terörsüz Türkiye tartışmaları içinde yeniden gündemde. Peki bu ifade yalnızca “devlet millet için vardır” düşüncesinin demokratik bir anlatımı mı, yoksa Türk Devleti, Türk Milleti ve egemenlik kavramları bakımından daha derin bir anayasal tartışmaya mı işaret ediyor?
Terörsüz Türkiye Yasası gerçekte ne getiriyor? PKK için af var mı, Öcalan serbest kalıyor mu, federalizm yolu açılıyor mu? Kanunun hukuki içeriği ve riskleri.
Yeni Parti programı; parlamenter sisteme dönüş, bağımsız yargı, sosyal devlet, planlı kalkınma, teknolojik üretim, şeffaf kamu yönetimi ve güçlü savunma gibi hedefler ortaya koymaktadır. Ancak programın temel zayıflığı, bu hedefleri gerçekleştirecek kurumları, uygulama takvimini, mali kaynakları, denetim usullerini ve yaptırımları yeterince ayrıntılandırmamasıdır. Bu nedenle Yeni Parti, söylem ve ilke düzeyinde yenilik iddiası taşısa da program bakımdan CHP çizgisinden köklü bir kopuş ortaya koymamaktadır.